*BAKIŞ AÇISI MANİFESTOSU
13 dakika önce
2 dakikada okunur

Bakış açısı, zaman ve mekânın koşulu ya da transandantal sahası tarafından belirlenmez. Bu, hiç belirlenmediği anlamına gelmez… Sadece belirlenmek zorunda değildir… Tam tersine bir bakış açısı bir “halk yaratmak” pratiğinde olduğu gibi zamanı ve mekânı da üretir...
Bakış açısı bir öznenin nesneye ilişkin bakışı olmadığı gibi özneler arası bir biçimsel gösteren de değildir. Bu, hiç gösteren olmadığı/gösterenleşmediği anlamına gelmez. Sadece gösteren olmak zorunda değildir…Aynı şekilde bir özneye ait olmadığı anlamına da gelmez… Homojenleştirildiği ölçüde bir özneye de bağlanabilir…
Bakış açılarını durum olarak… mevcudiyet olarak inceleyemezsiniz. Tam tersine bir bakış açısı, işlevini bir kuvvette bulan bir anlam üretimidir… Ki bir kuvvet her zaman en azından ikidir…
Bir bakış açısı, bir tanıma/bilme nesnesi değildir… Bakış açıları, bir fark üretimi olarak, “tanımanın” konusu değil, bir “karşılaşmanın” konusudurlar…
Bakış açısı kavramı, tarihsel çerçevede incelenemezler…bakış açılarının kavramsal tarihleri yoktur…
Bakış açılarının asamblajları vardır…Daha doğrusu her asamblaj, aynı zamanda bir bakış açısıdır…Dolayısı ile belirli bir “bireyleşme”nin (birey olmanın değil) ürünüdürler…
Bakış açılarının tarihleri değil, soykütükleri…katman-analizleri…şizo-analizleri vardır…
Bakış açısının, ideoloji kavramı ile hiç mi hiç yakınlığı yoktur. Dahası bir “bakma biçimi” olmadığı gibi çoğu zaman bir “form”…ya da bir “biçim” ile birlikte düşünülemezler… Yani “biçimsiz”, dediğimiz şey aslında, bir bakış açısının kuvvetine yapılan vurgudur…
Bakış açısı kavramı ideoloji ile değil “arzu” kavramı ile yakındır…
Bakış açıları varolan/varolmayan…gerçek ya da gerçek olmayan gibi kavramlarla düşünülemez… Bir bakış açısı her zaman edimsel ve virtüel kavramları ile düşünülür…
Verili bir bakış açısı, edimsel olarak Hegel gibi kapalı bir bütün olarak da Bergson gibi açık bir bütün olarak da tanımlanabilir… Oysa Bakış Açısı üretimi bakımından bütün ne kapalı ne de açıktır… BÜTÜN DIŞARISIDIR…
Bakış açılarının çoğulluğu, bunların görelilik alanına ait olduğu anlamına gelmediği gibi bakış açılarının bu çoğulluğunun teorik bir dökümünü de yapamazsınız… Ya da yapsanız da bu sadece ve her zaman edimsel bir bakış açısı bakımından işe yarayabilir…
Bakış açılarının virtüelliği, politik-pratik olarak bir kavga alanı üretimi/yaratımı ile ilgilidir…
Bakış açıları ile hakikat arasında açık bir ortaklık vardır… Çünkü her ikisi de keşfin değil, yaratımın konusudur…
Bakış açılarının bir otonomisi vardır. Bu otonomi, bir halkın bakış açısını değil, bir bakış açısının bir halk inşaa ettiğini savunur…
Silahlarınızı kuşanın, çünkü bir bakış açısı, bir yaratımdan/bir direnmenin estetiğinden ayrılamaz…
Devrim BEYAZ



